Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol,
öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..
Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..
Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir..
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..
Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına
bakarsan yolu yitirdin.
Genişlik, sabırdan doğar.
Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip
pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah’tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana,
onu sen çağırdın.
İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var
Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.
Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.
Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır?
Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.
Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.
Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.
Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.
Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.
Verdiğini geri alan kişi, köpek gibi kusmuğunu yemiş olur.
Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.
Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.
Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.
Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.
Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz
naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar
kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.
A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.
Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra
Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
Doğruluk, Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah’ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi
havada olur.
Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
Dert, insana yol gösterir.
İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.
Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?
Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.
Dünyaya demir atmış Karun’u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa’yı gökyüzü çekti, yüceltti.
Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.
Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.
Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı’dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.
Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?
Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O’nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.
Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.
Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi
yavaş ol.
Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.
Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında
hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran
olmadıkça feryat etmez.
Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.
Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?
Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,
İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.
Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.
Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.
Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.
Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.
Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.
Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.
Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.
Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.
Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.
Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.
Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.
Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.
Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.
Yoksul, cömertliğin aynasıdır.
Peygamberler insanları Allah’a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?
Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin düşündürdükleri…
Sabır, genişliğin anahtarıdır.
Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.
Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.
Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.
Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca
ne güzel katıktır.
Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
İnanan, inananın aynasıdır.
Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint’li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne,
ona bak.
Yokluk, varlığın aynasıdır.
Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?
Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı’dan medet umuyorlar.
Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?
İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.
Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa’nın eli nerede
Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
Bağış, kine merhemdir.
Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.
Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.
Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.
Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.
Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.
Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?
Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
Bal yiyen arısından gocunmaz..
Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?
Davud’un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.
Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.
İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.
Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.
Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.
Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.
Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.
Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı’ya makbuldür.
İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan,
beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.
Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.
Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?
Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
İnci de denizin dibinde, taşlarla beraberdir. Övünçte, ayıpların arasındadır.
Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
Öküz, ansızın Bağdat’a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre
karpuz kabuğunu görür.
Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça
semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.
Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde
sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur.
Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.
Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.
Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.
Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.
İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.
Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
Ömür de Allah’la hoştur, ölüm de. Allah’a kavuşmadıktan sonra, ab-i hayat bile ateştir. ALLAH
Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?
Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.
Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?
Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra
güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.
Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.
Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.
Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?
Padişah, töhmet altına alınanı Karun’a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur.
Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak
Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim…
Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem her gün yağmur yağardı…
Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım…
İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…
Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle… Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana…
Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için…
Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim…
Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır…
Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu…Hissettin mi?
Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın…
Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir? Çünkü sen benim için daima teksin…
Dünde, bugünde, yarında Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım…
Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana “Sevgilim!” diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum…
Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni sevmeye devam edeceğim sevgilim…
Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Eskiler böyle der. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti.En değerli hazinemsin benim, canımsın sevgilim…
Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler.Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem…
Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi… Bizim de sevgimiz hep yaşayacak ve daha da güçlenecek sevgilim…
Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin…
Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak…
Bir yudum sevgi koskoca bir okyanusa bedeldir. Şimdi uzaklarda senin bir yudum sevgine hasretim sevgilim. Seni hasretimi tüketircesine kucaklıyorum…
Bir kuş olup gitsem, aşsam şu enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni, en büyük hediye odur bana…
Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha bir sönük olur ve hayat daha bir kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan eğer. Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, uzat yanağını…
GUNESIN DOGDUGU DA BIR GERCEK BATTIGI DA.KALBIMIN ATTIGI DA BIR GERCEK, GUNUN BITTIGI DE.NE CIKAR TUM GERCEKLERI SAYSAK TEK TEK. SENI SEVIYORUM, ISTE O EN BUYUK GERCEK…
GULLER ANLATSIN SANA OLAN SEVGIMI, GULLER ANLATSIN YANLIZLIGIMI, CARESIZLIGIMI. YAVAS YAVAS ERIYEN YUREGIMI GULLER ANLATSIN BEN ANLATAMADIM…
AYRILIK KUCUK SEVGILERI OLDURUR AMA BUYUK SEVGILERI GUCLENDIRIR. TIPKI RUZGARIN MUMU SONDURUP YANGINI GUCLENDIRDIGI GIBI.BIZIM DE SEVGIMIZ HEP YASAYACAK VE DAHA DA GUCLENECEK SEVGILIM.
Şanssızlığa katlanabiliriz , çünkü dışarıdan gelir ve tümüyle rastlantısaldır. Oysa yaşamda bizi asıl yaralayan , yaptığımız hatalara hayıflanmaktır…(Oscar Wilde)
Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı…(Alphonse Karr)
Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz? Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur…(Whoopi Goldberg)
Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır…(Tagore)
Acınmaktansa kıskanılmak dana iyidir…(Heredot)
Yirmi yaşındaki bir insan, dünyayı değiştirmek ister . Yetmiş yaşına gelince , yine dünyayı değiştirmek ister, ama yapamayacağını bilir…(Clarence S.Darrow)
Doğruluk sonsuzluğun güneşidir. Nasıl olsa doğar…(Wendell Phillips)
Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır… (Bertolt Brecht)
Aşk bir kadının yaşamının tüm öyküsü, erkeğin ise yalnızca bir serüvenidir…(Madama de Stael)
Aşkın gizemi, ölümün gizeminden daha büyüktür…(Oscar Wilde)
Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı yıldızlara bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz…(Aunius Aurelius Simachus)
Aşk hakkında herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır…(Chamfort)
Yaşamımda edindiğim en büyük bilgi şudur; Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene , hiç kimse yardım etmez…(Pestalozzi)
Kötümser yanlız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür…(J.Harris)
Bir insanın akıllı olmasına birşey dediğimiz yok. Yeter ki; aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın…(Eflatun)
İki şeye hakkım olduğuna karar verdim: Özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim çünkü hiç kimse beni canlı tutsak edemez.(Harriet Tubman)
Doğuştan sahip olduklarınızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamınızın yoğrulmasıdır…(Diane Wakoski)
Herşey aynı nefesten alır: Hayvanlar, insanlar, ağaçlar… Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur; insanlar yalnızlıktan ölür…(Kızılderili Reisi Seattle)
Yaşamda en önemli şey kazançlarımızı kullanmak değildir. Bunu herkes yapar. Asıl önemli olan kayıplarımızdan kazanç sağlamamızdır. Bu zeka gerektirir;akıllı insanlarla aptal insanlar arasındaki fark budur…(William Bolith)
Dünyanın her yerinden herkesin yenileceği bir yer vardır. Kimilerini yenilgi yıkar , kimileriyse zaferle küçülür, bayağılaşırlar. Büyüklük, hem yenilgiyi, hem de zaferi kabullenebilen kişilerde yaşar…(John Steinbeck)
Hayat herkes için acı, çünkü benim boş yere dilediklerime sahip olmuş nice insanlar gördüm, onlar da mesut değil…
İnsanlar akılsızlıkları yüzünden alınlarında yazılı olandan daha çok acı çekerler…
Öğrendikten, sevdikten sonra daha çok acı çekeceksiniz…
Bütün acılar azalır, yeter ki ekmeğin olsun…
İnsan ya acılarını unutmasını, ya da kendi mezarını kazmasını bilmeli…
İçiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir…
Hafif acılar konuşabilir ama, derin acılar dilsizdir…
Hangi acı sevmenin verdiği acıdan daha asil, daha değerlidir…
Büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadırlar…
Hayatın ihtiyarlık çağında olduğu gibi aşkın da ihtiyarlığında artık zevkler için yaşanmaz, acılar için yaşanır…
Aşk, kalbimizin saygısız misafiridir. Bize sormadan gelir bize sormadan gider…
Aşk, kızamık gibi geçirilmesi gereken bir hastalıktır…
Mevcut bir aşkı uzun zaman gizleyecek veya bulunmadığı yerde onu var gibi gösterecek bir yüz örtüsü yoktur…
Aşk, akıllı, aptal demeden, bütün insanlara bulaşan bir hastalıktır…
Gerçek aşk, karşılık olarak hiçbir şey beklemediğin yerde başlar…
Gerçek aşk, tıpkı cinler, periler gibidir: bahsini herkes eder, ama gözüyle görmüş olan pek azdır…
Aşk, büyüktür ama sonsuz değildir…
Aşk, bıkmakla ölür, unutmakla gömülür…
Yeni bir aşk, yeni bir dert demektir…
Aşk, insana vakar, ağırbaşlılık, hatta güzellik verir…
Aşk ancak ondan kaçmakla yenilebilir…
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki…
Aşktan kurtulmak, ona tutulmak kadar kolay değildir…
Gerçek aşk çok nadirdir, ama gerçek dostluk derecesinde değil…
Aşklar, ovaları kaplamış olan muazzam ordulara benzer…
Daha dün, bütün ihtişamı ile orada iken, bugün ararız, yerinde yeller eser…
Ayrılık, küçük ihtirasları unutturur, büyükleri kuvvetlendirir…
Her gün birbirini görmenin tadı başka, ayrılıp kavuşmanın tadı başkadır…
Ayrılık, tatmin edilmeyen aşkı arttırır…
Gençlik, aşk iksirlerinin en etkilisidir…
Gençlik, sahip olunmaya değer tek şeydir…
Gençliğinde genç olabilene ne mutlu…
Gözyaşları kurur…
Gözyaşları ile yıkanan yüzden daha temiz yüz olamaz…
Öyle göz yaşlarımız vardır ki, başkalarını aldattıktan sonra çok kere bizi de aldatır…
İkinci bir sevgi bulamazsak, birincisine uzun müddet bağlı kalırız…
Sevmek, bir başkasının hayatını yaşamaktır…
Sevmemek elimizde olmadığı gibi, ölünceye dek sevmek de elimiz de değil…
Sevmek birbirine değil, birlikte aynı noktaya bakmaktır…
Güzel de olsa, şiir yazmakla tencere kaynamaz…
Şiir, ilahların dilidir…
Büyük şiir düşüncelerimizi doyurmaz, allak bullak eder…
Şiir demek, ıstırap demektir…
Şiir, bir akıl hastalığıdır…
Şiir, yalnızlığın dostudur…
Gerçek dostu olmamak, yalnızlığın en kötüsüdür…
Sevilmeyen bir insan her yerde ve her şeyde yalnızdır…
İnsan kendini hiçbir yerde, karıncalar gibi kaynaşan kalabalığı yarıp geçtiği zamanki kadar yalnız hissedemez…
Cahiller cesur olurlar…
İnsan dilinin altında gizlidir…
Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir…
Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder…
Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir…
Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır…
Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir…
Evlat kokusu, cennet kokusudur…
Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya
başlayınca, Sokrat:
- Ne yani, birde haklı yere mi öldürülseydim!
———————————–
Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayışı ve
felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir
sokakta zenginliğinden başka hiçbirşeyi olmayan
kibirli bir adamla karşılaşır.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün
değildir…
Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: “Ben bir
serserinin önünden kenara çekilmem” der. Diyojen,
kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!!
————————————
Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui’ ye:
- Majesteleri, akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü?
Hiç kimse budalalağı kabul etmeyeceğine göre, herkes
böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı
gülerek:
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu
buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf
tutuyorum.
————————————
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile’ ye
hasımlarınından biri:
- Efendim, kulaklarınız, bir insan için biraz büyük
değil mi? Galile:
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz
büyük ama, seninkiler de bir eşşeğe göre fazla küçük
sayılmaz mı?
————————————–
Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon’ un bir
muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde
gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek
ötesini zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye
başlayınca, Napolyon:
- Evet, Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi
yapardım.
————————————–
Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
- Afedersiniz, siz veterinermisiniz? demiş. M. Akif
hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?
————————————–
İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
- Bu bana iyi bir ders oldu!!
————————————–
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi
sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer
hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin
yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ;
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı
yapıştırmış:
- Bende bilirim.
————————————–
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında
ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna
gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor,
der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Bizde onlara yaklaşıyoruz.
——————-
Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız?
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını
neyle açıklardım.
Geldi geçti ömrüm benüm,
Şol yel esüp geçmiş gibi.
Hele bana şöyle geldi.
Şol göz yumup açmış gibi…
Ben yürürüm yane yane .
Aşk boyadı beni kane.
Ne akılem ne divane.
Gel gör beni aşk neyledi…
İyi sözün aslın bilen derdi bu söz nerden gelir.Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir…
Zehirle pişmiş aşı, kim yemeye gelir..
Seni sigaya çeken bir molla kasım gelir…
Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz…
Bütün âlemi bir şahsiyette toplamak, Cenab-ı Hakka zor gelmez…
Kasdım budur şehre varam Feryâd u figan koparam…
Ne elif okudum ne cim, varlığındadır kelecim.Gönül kitabından okur, eline kalem almadı…
Mevlânâ Hüdâvendigâr bize nazar kılalı.Anun görklü nazarı gönlümüz aynasıdır…
Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye. Yeni yılda hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle.. İyi yıllar…
Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzellikler sizinle olsun. Mutlu ve sağlıklı yıllar…
Geleceği oluşturacak her yeni günün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi daha da mutlu etmesi dileğiyle. Mutlu Yıllar…
Her Yeni Yıl, yeni tazelenen umutların, çoğalan sevgilerin habercisidir. 2005 yılı da böyle olsun ama hep güzel olsun.. Nice Yıllara…
.YENİ YILDA; Hayatı tutabilmek, Sevgiyi kaçırmamak, Keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez… Ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine.MUTLU YILLar…
Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice yıllara…
Yeni yılda, her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu yıllar…
Yeni yılda melekler sihrini göstersin ve bütün neşe ve mutluluklar sana gelsin. Mutlu Yıllar…
Yeni yılın sana neşe ve mutluluk getirmesi dileğiyle ..en içten sevgilerimle…
Daha iyi yıllara, hep birlikte, elele.. MUTLU YILLAR…
BIR DAMLA UMUT SERPILSIN YUREGINE BIR TATLI MUTLULUK DOLSUN GOZLERINE BIN BIR HAYALLERIN GERCEKLERI BULSUN DUALARIN KABUL OSUN…
BIR KANDIL GULU SAVUR SEVDIKLERINE, SIZE ONLARDAN GULUCUKLER GETIRSIN OYLE ICTEN OYLE SAMIMI OL KI GOZ YASLARINI BILE TEBESSUME CEVIRSIN. KANDILIN MUBAREK OLSUN…
MUBAREK KANDILIN TURK VE ISLAM ALEMINE HAYIRLAR GETIRMESINI DILERIM…
BU DEGERLI KANDIL GECENISINDE, KAINATIN YARATICISI VE ALEMLERIN RABBI BAGISLAYICI VE ACIYICI YUCE ALLAH TUM DUALARINIZI KABUL ETSIN…
TONTON BIR DEDE OLDUGUNDA SALLANAN SANDALYENE OTURUP, ANILARINI TAZELEDIGIN BIR GUNDE GUZEL BIR BAYRAM GECIRMEN DILEGI ILE…
YIPRANMIS VE KATILASMIS GONULLERI RAHMET MELTEMIYLE YESERTEN ESSIZ PEYGAMBERIN DOGUM GUNU OLAN MEVLIT KANDILINIZI EN ICTEN DILEKLERIMLE TEBRIK EDERIM…
BAYRAMIN FEYZ-I UZERINIZE, RAHMETI GECMISINIZE,BEREKETI EVINIZE,NURU AHIRETINIZE, SICAKLIGI YUVANIZA OLSUN. KANDILINIZ MUBAREK OLSUN…
FANI DUNYANIN PADISAHI DEGILIM. GONUL HIRKALARINI YAMAR GIYERIM. DOSTLARLA AGLAR, DOSTLARLA GULERIM. SIZ SEVDIKLERIME, IYI KANDILLER DILERIM…
GECENIN GUZEL YUZU DOKUNSUN, KABUSLAR SENDEN UZAKTA, MELEKLER BASUCUNDA OLSUN, GUNES OYLE BIR GECEDE DOGSUNKI DUALARIN KABUL, KANDILIN MUBAREK OLSUN…
GUL BAHCESINE GIRENLER GUL OLMASADA GUL KOKARLAR, KAINATIN EN GUZEL GULUNUN KOKUSU UZERINIZDE OLSUN. KANDILINIZ MUBAREK OLSUN…
YAKINLIK NE MEKANDA NE ZAMANDADIR. SADECE ELLER YUKARI KALKTIGINDA AKLINA GELENLER YAKIN OLDUKLARINDIR. KANDILINIZ MUBAREK OLSUN…
HER TOMURCUK YENI BIR GULUN, HER GUL YENI BIR BAHARIN, HER KANDIL YENI RAHMETLERIN HABERCISIDIR. RAHMET VE MAGRIFET DOLU KANDIL GECIRMENIZI DILERIZ…
YAGMURUN TOPRAGA HAYAT VERDIGI GIBI DUALARINDA HAYAT BULACAGI BU GECEDE DUA BAHCESINDE YESEREN FIDAN OLMAK DILEGIYLE KANDILINIZ MUBAREK OLSUN…
SEMANIN KAPILARININ SONUNA KADAR ACILIP RAHMETIN SAGANAK SAGANAK YADIGI BOYLE BIR GECEDE DUSEN DAMLALARIN SENI SIRILSIKLAM ETMESI DILEGIYLE KANDILIN MUBAREK OLSUN…
BUGUN ELLERINI SEMAYA GONLUNU MEVLAYA AC! BUGUN GUNAHLARDAN OLABILDIGINCE KAC, BUGUN EN GIZLI INCILERINI ONUN ICIN SAC, CUNKU BUGUN KANDIL. KANDILIN MUBAREK OLSUN…
GUNESIN GUZEL YUZU YUREGINE DOKUNSUN, KABUSLAR SENDEN UZAKTA, MELEKLER BAS UCUNDA DURSUN. GUNES OYLE GECEYE DOGSUN KI, DUALARIN KABUL, KANDILIN MUBAREK OLSUN…
AVUCLARIN ACILDIGI, GOZLERIN YASARDIGI, ILAHI ESINTILERIN KALPLERI OKSADIGI ANIN BIR ASRA BEDEL OLDUGU BU GECE DUALARDA BIRLESMEK DILEGIYLE KANDILINIZI KUTLARIM…
BIN AYDAN DAHA HAYIRLI BU MUBAREK GECENIN BUYUSUNE KAPILMANIZ DILEGIYLE, KANDILINIZ MUBAREK OLSUN…
YAGMUR YUKLU BULUTLAR GIBI GELEN, ETEGINDEKI HAYIR CEVHERLERINI BASIMIZA BOSALTAN VE BIZLERE MUTLULUK VEREN KANDILIN, BUYUSUNE KAPILMANIZ DILEGIYLE. NICE KANDILLER…
YUKU SEVGI OZU SAYGI GUCU BARIS SUSU HOSGORU OLAN MUBAREK KANDILINI KUTLARIM. ALLAHA EMANET OLUN…
RUHU ASK VE MUHABBET MUHRUYLE DAMGALI, KALBI KUTSI DAVA ILE SEVDALI, SINESI HEYECAN, COSKU TUFANI VE SUKUR NOTALARI ILE ORULMUS GUZEL INSAN, KANDILIN MUBAREK OLSUN…
SIZE KARANFILIN SADAKATINI, SUMBULUN BAGLILIGINI, MENEKSENIN TEVAZUSUNU, LALENIN GURURUNU, LEYLEGIN SAADETINI VERSEK BIZEDE DUA EDERMISINIZ. KANDILINIZ MUBAREK OLSUN…
GUL BAHCESINE GIRENLER GUL OLMASALAR DA GUL KOKARLAR. KAINATIN EN GUZEL GULUNUN KOKUSUNUN UZERINIZDE OLMASI TEMENNISIYLE…
KARDESLIGIN DAIMI OLDUGU, SEVGILERIN BIRLESTIGI, DOSTLUKLARIN BITMEDIGI YINEDE MUTLU, UMUTLU SEVGI DOLU, RAHMETLERIN YAGMUR GIBI YAGDIGI NICE KANDILLERE…
GUN VARDIR, BIN YILDAN UZUN GELIR BIZE. BIR YIL VARDIR BIR GUNDEN KISA GELIR BIZE. BIRE BIN YAZILAN BU GECEDE DUA EDELIM RABBIMIZ’E…
ISLAMIN NURLU GUNESI KALBINIZE DOGSUN, MEKANINIZ CENNET, HZ MUHAMMED KOMSUNUZ OLSUN, GUNLERINIZ MUTLULUK VE SAADETLE DOLSUN, DUALARINIZ KABUL OLSUN…
ZADE DUYGULAR YUKSELSIN GOKLERE, YUKSEKLERDE HAFAKAN, GOZLERDE YASLAR, ONA SUSAMIS DUDAKLAR KADAR, ACILAN ELLER VAR, KANDILINIZ MUBAREK OLSUN…
GUNLER BIZE DOSTLARIN GUZELLIGI ILE, GECELER ONLARIN DUALARI ILE MUBAREK OLUYOR. UMUDUMUZ DOSTLARIN HEDIYESI, DUAMIZ SIZLERIN SEVGISI…
VESILE OLALIM KARDESLIGE, BARISA. YORULALIM HEPIMIZ YARINKI UGRASA. TAT ALALIM, VARALIM YUCE ALLAH’A. ERISELIM BIRLIKTE NICE KANDILLERE…
DERTLERIMIZ KUM TANESI KADAR KUCUK, SEVINCLERIMIZ NISAN YAGMURLARI KADAR BOL OLSUN. BU MUBAREK GUNDE SIZINDE HEYBENIZ SEVAPLA DOLSUN. DUALARINIZ KABUL OLSUN…
HAYATINIZ GOKYUZU KADAR YAKIN KUSLAR KADAR OZGUR, TRENLER KADAR UZUN VE SEVGI KADAR GUZEL OLMASINI TEMENNI EDERIM…
BU GUNLERIN FEYZI UZERINIZE, RAHMETI GECMISINIZE, BEREKETI EVINIZE NURU AHIRETIMIZE, SICAKLIGI YUVAMIZA DOLSUN…
KONSUN YINE PERVAZLARA GUVERCINLER, HU HULARA KARISSIN AMINLER, MUBAREK AKSANDIR, GELIN FATIHALAR, YASINLER…
GEL EY MUHAMMED BAHARDIR, DUALAR ARDINDA SAKLI, AMINLERIMIZ VARDIR. HACDAN DONER GIBI, MIRACTAN INER GIBI GEL GEL. BEKLIYORUZ YILLARDIR…
BAKILER SEVGILER ADINA NICE DILEKLER VARDIR, OLUMU BILE AYIRIR SAYMAYAN GONULLER VARDIR. MESAFELER ARAYA SET CEKMISSE NE CIKAR, DUALARDAN BIRLESEN GONULLER VARDIR…
GUL-I MUHAMMED-I OLANLARA SELAM OLSUN, SELAM DIYARINDAN GECENLERE BAHAR OLSUN, GONLU HAZAN OLANLARIN GONLU GULISTAN OLSUN, MUBAREK KANDILINIZ KUTLU OLSUN…
GERCEK DOSTLUKLARDA YARATILISLARI BAYAGI OLANLARIN HIC BIR ZAMAN GOREMEYECEGI BIR SEVIYE VARDIR…
DOSTLUK HAYATIN ZORLUKLARINA KARSI GERILMIS BIR ZINCIRDIR. BAZEN ISTENMEYEREK BU ZINCIRIN HALKALARI ZEDELENIP KOPMA NOKTASINA GELIR.ONU ANCAK AFFETMEK TAMIR EDER…
HAYAT OLMUS DERIN BIR KUYU, SEVDA DENIZININ KURUMUS SUYU, MUTLU OLMAK ICIN BIR OMUR BOYU, INANIPTA SEVME KIMSEYI ARKADAS…
SANA BU GUZELLIKLER BIZDEN KALSIN. BU GUNLERDEN BIRSEYLER KALSIN SENDEN ALMAK ISTERLER, BIZI SOYLE GELENI BIZE GONDER BIZDEN ALSIN DOSTUM…
DOSTLARA MESKEN BU YUREK, ASKA DEGIL SEVGILININ GOZLERINE DEGIL, DOSTUN SOZLERINE MERHABASINA SELAMINA MUHTAC BU YUREK, YUREKTESIN EY DOST SELAM SANA…
PAYLASMAKSA CIKARSIZ SEVGIYI, HISSETMEKSE ICTENLIGI VE ARAMAKSA DERTLERE COZUM, GUVENEBILMEKSE NEDENSIZ BUNADA DOSTLUK DENIRSE SONSUZA DEK DOSTUMSUN…
DOST DEDIGIN YUREKTEN SEVER, SERMAYESINI DOSTLUGA SARFEDER, BOYLE GUZEL SEVGILER DUNYALARA DEGER, DUNYALARA DEGECEK DOSTUMA YUREKTEN SEVGILER…
BIR GUN ISLAK SOKAKLAR BOYU DOSTLUGU ARARSAN BIR DAG ETEGINDE VEYA BIR DENIZ KENARINDA GOZLERINDEN YASLAR AKARSA UNUTMA UZAT ELLERINI BANA SENIN DOSTUNUM DOSTUN…
YASAMAK BIR OYUN DEGILDIR DOSTUM, AGLAMAK VAR SEVMEK SEVILMEKDE VAR. BU DUNYA KIMSENIN DEGILDIR DOSTUM, EN MUTLU ANINDA YOK OLMAKDA VAR…
BIR UMUT SERPILSIN YUREGINE BIN TATLI MUTLULUK DOGSUN GUNLERINE BINBIR HAYALIN GELECEKLE BULUSSUN HERSEY KENDIN GIBI GUZEL OLSUN…
KALBIN KAR GIBI BEYAZ, GONLUN YILDIZLAR GIBI PARLAK, DUYGULARIN GUNES GIBI SICAK, RUYALARIN AY ISIGI GIBI OLSUN…
HAYATA GULUSUNLE CEZA VER, KOTULUKLERE YIKILMADIGINI ANLASINLAR. YAPRAK MISALI DOKULSENDE SENI SEVEN DOSTLARINLA YENIDEN YESER! KIMSE YOKSA BILE BEN VARIM SAKIN UNUTMA DOSTUM…
HAYAT YASAMAYI, MUTLULUK GULUMSEMEYI, SEVGI HAK ETMEYI, VEFA HATIRLANMAYI, ASK SADIK KALMAYI VE DOSTLUK PAYLASMAYI BILENLER ICIN VARDIR. SEN BUNU HAKEDENLERDENSIN…
ISLAK VE BURUK BIR SANCI SAPLANIRSA YUREGINE, YUREGIN GIDERSE BIR YERLERE BIR GOLGE DUSERSE ICINE, YALNIZLIK VE HUZUN HAKIM OLURSA BEDENINE ISTE BEN ORADAYIM GOR BENI…
HAYAT ALTUST, BEYNIM YANGIN YERI. SONUNDA SEVMIS BIRI, KACIYOR DIGERI. GOZLER SELE MARUZ, ELLER TASA MAHKUM. DOST MESAJI BEKLER GONLUM, TEK CAREM OLUM…
GUNISIGINI BEKLEYEN KARA KARLAR ALTINDA KALAN KARA GUNLERIN KARDELENI OLDUM. SONUNDA HAYATI KARIN ALTINDA USTUNDE DEGUL, DOSTLARIN KALBINDE, MEZARIMDA BULDUM…
KARANLIKTA BIR BEN VE AYAK SESLERIM, BENDE VARIM DIYEN DOSTU OZLEDIM, KARANLIKLADAN KURULMUSTU ORDU, YENEMEDI IHVAN ODUNSUZ DOSTU…
BEN AYDINLIK VE OZGURLUK DELISIYIM, VARSIN HAINLER GIZLENSINLER SOGUK TAS ALTLARINDA, DURUSTCE YASADIM BEN KARSILIGINDA, YUZUM DOGAN GUNESE DONUK OLECEGIM…
BIR DOSTUM UZUNTUSUNE HERKES SEMPATI DUYBILIR, BU COK KOLAYDIR. BIR DOSTUN BASARISINA SEMPATI DUYABILMEK ISE COK SAGLAM BIR KARAKTER GEREKTIRIR…
BIR DOSTUM VARKI BENIM, GEREGI ARAYAN YOLDA ONCUSUDUR YUREGIMIN. YURUTUYO YASAMIN SIRLARINA DOGRU INANCLA, SAHIBIDIR BUTUN GUZEL SOZLERIN…
DOSTLUK,GUZELLIK, VE SEVGI KAVRAMLARININ SOZLUK ANLAMLARINI DEGISTIRMEK MUMKUN OLSAYDI BEN SENIN ISMINLE DEGISTIRMEK ISTERDIM…
BIRGUN ISLAK SOKAKLAR BOYU DOSTLUGU ARARSAN, BIR DAG ETEGINDE BIR DENIZ KENARINDA, GOZLERINDEN YASLAR AKARSA , UZAT BANA ELINI, BEN SENIN YANINDA OLACAGIM…
ACIK KALPLE KONUSAN DUSMAN, ICTEN PAZARLIKLI DOSTTAN DAHA IYIDIR…
DOSTLUK DALLARDA GONCADIR,DOSTLUK SIRATTEN INCEDIR,DOSTLUK HERSEYDEN ONCEDIR.SONMESIN MUHABBETIN KOZU,MERHABADIR DOSTUN SOZU.EY DOST YUREKTESIN…
DOST BAZEN MINIK BIR KUS, BAZEN VAR OLMAYAN BIR SEVGILI KIMI ZAMAN SAKSIDA BIR CICEKTIR. AMA ASIL DOST SENI SENDEN COK SEVENDIR…
LAFLA DEGIL, YUREKLE BAGLILIKTIR DOSTLUK. YALNIZ ANLARDA YALNIZ OLMADIGINI BILMEKTIR “DOSTLUK”…